web analytics
Kariyer Haberleri | Ingiltere Vize | Yurtdisi Egitim » Blog Archive » Dogru Sinirlari Belirlemek





Dogru Sinirlari Belirlemek

emine hatipoglu, yenibir isYazilarini takip ettigimiz ve yenibir is’in basarili yazarlarindan Emine Hatipoglu’nun son yazisina soyle bir goz atalim. Is hayatinda yasadigimiz firtinalar, gel-gitler ve inis-cikislar aslinda neler oluyor neler olabilir in cevaplari makalemizde bulabiliyoruz. Peki icin sinirlar nedir? okumaya baslayalim…

Peki ne için sınırlar?

İnsanın en temel ihtiyacı sevilmek. Sonrasında ise kabul edilmek geliyor herhalde. Benim gördüğüm, ister iş hayatında olsun, isterse özel ve sosyal hayatta; insanların çoğu “hayır” demekte zorlanıyor. Peki, “hayır” derse ne olacak? “Hayır” derse sevilmeyecek, ondan uzaklaşacaklar, belki kızacaklar; belki kötü bir çalışan olacaklarına dair korkular taşıyorlar. Bunun gibi birçok korku taşıyorlar! İşte, buna, “doğru sınırlar belirleyememek” diyoruz. Doğru sınırlar belirleyememenin sonucu; kendi olamamak, hep alttan almak ve en son noktası ise mutsuzluk…

Bütün bu korkular sonucunda sınırı neden belirleyemiyoruz? Nedeni pek çok şey olabilir; biz nedenlere değil, çözümlere odaklanmalıyız. Bizi ileri götürecek, değişimimizi sağlayacak olanlara odaklanmalıyız. Önce, bu alttan almaların, “hayır” diyememenin bedelinin ne olduğunu düşünmeliyiz. Ne hissediyorsunuz böyle davrandığınızda? Önemli bir mazeretiniz olduğu halde, arkadaşınızı kırmamak için davetini kabul ettiğinizde, içiniz ne söylüyor?

Çalışma arkadaşınız, ortak çalıştığınız ve iyi bir sonuç ürettiğiniz projeyi sunarken, tamamen kendi çalışmış gibi gösterip, size bir teşekkür bile etmediğinde ve siz bu konuyu onunla yüzleşmediğinizde ne hissediyorsunuz? Ya da, yöneticiniz kendi zamanını iyi yönetemediği için işlerini hep mesai sonrasına bırakıyor ve sizin de onunla birlikte sürekli mesaiye kalmanızı istiyorsa ve bu bir alışkanlık haline gelmişse ve siz bu duruma hiç ses çıkartmıyorsanız ne hissediyorsunuz? Anneniz sürekli sizi özlediğini söylediği ve aramaz iseniz sizin onu sevmediğinizi düşüneceği için her gün rutin olarak annenizi aramak zorunda olduğunuzda ne hissediyorsunuz? Evet, bu soruların her birinin yanıtını cesurca kendinize verdiğinizde başka türlü davranışlar yapma zamanı gelmiş demektir.

Nasıl davranmanız gerektiğini siz biliyorsunuz aslında. Yalnızca bunun bir davranış kalıbı haline gelinceye kadar yavaş yavaş küçük alıştırmalarla vazgeçmeden korkmadan yapmak kalıyor. İlk başta zorlanmalar olacak tabii ki, sınır çekemediğiniz kişiler sizi eski alışkanlığınıza döndürmek için yine her yolu deneyebilirler. Ancak burada kararlı ve azimli olursanız ve sonunda iki tarafında kazanacağı ve gelişeceğini düşünüp vazgeçmezsiniz zamanla her şey yoluna girecektir. Sizi davet eden arkadaşınıza nazikçe teşekkür edip, maalesef önemli bir işiniz olduğu için gelemeyeceğinizi söylediğinizde arkadaşınız bunu gayet anlayışla karşılayacaktır. Ortak çalıştığınız proje için teşekkür bile etmeyen arkadaşınızla bu konuyu konuştuğunuzda kendi değerinizi fark ettirmiş olacaksınız. Zamanını iyi yönetemediği için sürekli onunla birlikte mesaiye kalan yöneticinize saygısızlık yapmadan, mesaiye kalmak işinin rutine oturmuş olmasından duyduğunuz rahatsızlığı yapıcı bir şekilde söylediğinizde kendinize saygınız artacak. Her gün sizin aramanızı bekleyen, aramaz iseniz sevginizden şüphe duyacak sandığınız annenize , onu çok sevdiğinizi ancak her gün aramak zorunda kalmanın sizde bir baskı oluşturduğunu anlattığınızda kendinizi ve onu daha çok seveceksiniz.

Evet, çoğunlukla sevilmemek ve kabul edilmemek, zarar görmek, kızgınlık yaratmak, suçluluk duymak gibi korkularla yapılan, çoğu sınır çekememe davranışının farkına varıldığında dönüşüm başlar. Çünkü o zaman kendimizi ne kadar çok seversek ve kendimizi ne kadar çok olduğumuz gibi kabul edersek, başkalarında bizi seveceği ve olduğu gibi kabul edeceğini göreceğiz. Kendimizi daha değerli hissedeceğiz.

Doğru sınırlarınızı belirlediğiniz, huzurlu günler diliyorum.

Yorum Yap