Kendimi Aptal Gibi Hissettim
27 yaşındayım. 2 yıllık yüksekokul bitirdikten sonra, eğitimime açık öğretim ile devam edip İşletme Fakültesinden yeni mezun oldum. Bu arada, birkaç iş deneyimim oldu. Mezun olduktan sonra hemen iş arayışlarına başladım. Hedefim satınalma departmanında çalışmak ve bu konuda profesyonelleşmek.
Geçenlerde yetiştirilmek üzere Satınalma Asistanı ilanını gördüm ve hemen başvuru yaptım. Yaklaşık 1 hafta içerisinde bana geri dönüş yapıldı ve görüşmeye çağırıldım. Doğrusunu söylemek gerekirse, çok heyecanlandım çünkü arzu ettiğim departman olması ve yetiştirilmek üzere olması benim için çok güzel bir tesadüftü. Bu ön görüşmeden sonraki takip eden günde tekrar 2.görüşmeye çağırıldım. Görüşmeye gittiğimde İK yetkilisi (bu kişinin İK’da tam olarak konumunu bilmediğim için ‘yetkili’ demek durumundayım ) firma sahibinin Satınalma’dan da sorumlu olduğunu ve bugün de firma sahibinin benimle görüşme yapmak istediği için beni çağırdıklarını söyledikten sonra, firma sahibiyle tanıştım ve İK yetkilisiyle olan görüşmemizin devamında beni Satınalmayla iç içe olan yönetici asistanlığı pozisyonuna uygun gördüklerini ifade etti. Bu konuda netleşmeye vardık ve ücret konusunda 2 gün içerisinde tekrar aranıp bilgilendirileceğim söylendi.
Bir umutla beklemeye başladım ama 4 gün geçmiş olmasına rağmen bana dönüş olmayınca kendim aramaya karar verdim. Aradığımda benimle görüşme yapan İK yetkilisinin işten ayrıldığını öğrendim, benim bu görüşmelerle ilgili ne yapmam gerektiğini sorduğumda da formumun ellerinde olduğunu söylediler. Çok şaşırmıştım, ben iş görüşmelerime devam ettim, ama açıkça söylemek gerekirse aklımdan da yarım kalan bu görüşme çıkmadı. Zaman geçtikçe umudumu yitirmeye başladım ama bunu firmayla karşılıklı yapmak en mantıklısıydı. Ben de son kez tekrar aramaya karar verdim. Bu sefer Başka bir İK yetkilisiyle görüştüm, personel alımlarıyla ilgili herhangi bir gelişme olmadığını söyleyince de o zaman ben umudumu kestiğimi belirterek telefonu kapattım. Birkaç gün sonra da bir iş görüşmesi yaparak işe alındım ve hafta başı işe başladım. Satınalma departmanında olmamasına rağmen artık çalışmak istiyordum ve bir yerlerden başlamam gerektiğinin bilincindeydim, üstelik 2 yıllık bitirmiş olduğum okulla alakalı bir işti.
İş başı yaptığım gün beni ilk başvurduğum yerden aramışlar, ulaşamayınca ev telefonumuzdan arayıp babamla görüşmüşler. Babam iş başı yaptığımı söylemiş. Ben bu durumu öğrenince allak bullak oldum. Başlamış olduğum işte 1 haftalık bir deneme sürecim vardı bunu görüştüğüm İK yetkilisine belirttim. Sonuçta ben Satınalma departmanına gönül vermiştim. İK yetkilisi, yönetici asistanlığı pozisyonuna değil de beni yetiştirilmek üzere Satınalma departmanına alacaklarını söyledi. Buna gerçekten çok sevinmiştim. Şartlarla ilgili karşılıklı mutabakata vardıktan sonra hazırlamam gereken evrak listesini aldım ve 2 gün sonra teslim etmem gerektiğini ve pazartesi beni işe başlatmayı düşündüğünü söyledi. Çalışmakta olduğum firmaya gerekli açıklamamı yaptım ve ilişkimi kestim. Evrak listesini tamamladım, götürüp teslim ettim. Evraklarımı teslim ettiğim esnada İK yetkilisi firma sahibiyle telefon görüşmesi yaptıktan sonra, Ramazan Bayramından sonra Ekim Ayının 15’inde beni arayacağını ve işe başlayacağım tarihi bildireceğini söyledi. Her şey yolundaydı, artık benim de gerçekten yapmayı istediğim bir işim vardı.
Fakat 8 Ekim Pazartesi günü İK yetkilisi aradı ve maalesef beni bayramdan hemen sonra işe başlatamayacaklarını, bu sürecin uzayacağını ve ne kadar uzayacağının belli olmadığını söyledi. Çünkü Satınalma departmanlarında çalışmakta olan bir personelin adres değişikliği sebebiyle işten ayrılacağını, ama o personelin adres durumunu düzelttiğini ve böylece de işten ayrılmaktan vazgeçtiğini söyledi. Aslında benimle çalışmak istediklerini fakat benim fazla olduğumu söyledi. Benim iş görüşmelerim varsa yapabileceğimi ve dilersem de evraklarımı alabileceğimi söyledi. Çok büyük bir hayal kırıklığıydı, çok kızgınım. 2 gün sonra gidip evraklarımı aldım. Maalesef İK yetkilisiyle karşılaşamadım. Kendimi aptal gibi hissettim. Hayırlısı olsun tabii ama bu bir şanssızlık mı, yoksa haksızlık mı?
Son Eklenenler
Yorum Yap