Gazi Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. Bankacılık alanında çalışmak istediğimden, mezun olur olmaz, banka sınavlarına girmeye başladım. Bir bankanın uzmanlık sınavına girip, yazılı sınavı kazandım ve mülakata çağrıldım. 5-6 kişilik bir jüri(!)nin önünde İngilizce bilgim test edildi. Ama gelin görün ki jüri başkanı soruları elini ağzına siper ederek soruyordu. Yani zaten almaya gönülleri yok, alınacaklar belli. O zaman 21 yaşında çok deneyimsiz bir genç kızdım. Bugün olsa, “Ağzınızı kapatmadan konuşursanız, sizi anlarım” derdim ama o gün hiç bir şey diyemedim ve çok üzgün ayrıldım oradan.
Bir başka hikaye de kızkardeşime ait. Kendisi Atatürk Anadolu Lisesi mezunu, İTÜ Endüstri Mühendisliğinde lisans, ODTÜ Endüstri Mühendisliğinde de yüksek lisans yapmış, İngilizcesi ana dili gibi olan, bilgisayar konusunda uzman, son derece zeki ve vasıflı biridir. 27 yaşında henüz 1-2 aylık evliyken iş başvurusunda bulunduğu bir kurumda, kendisine “yeni evliymişsiniz, çocuk yapmayı düşünüyor musunuz? ” şeklinde bir soru yöneltilmiş. O da “Hemen değil, ama 35 yaşıma kadar anne olmak isterim” diye yanıtlamış. Mülakatı yapan kadın “Pek fazla zamanınız kalmamış” demesin mi? 27′den 35′e 8 sene var ve kadın fazla zamanınız kalmamış diyor. Ya hesap bilmiyor, ya da zaten almaya gönülleri yok. Sonra da olmadı zaten. Onların kaybıydı bence.
