hits counter
Şaka gibi bir görüşme! | Kisisel Gelisim | Kariyer | Yurtdisi Egitim |
Per
14
Ağu
Kariyer

Okuldan yeni mezun oldum, ama ilkokulu bitirdiğimden beri her boş zamanımda çalıştım ve özgeçmişim epey kabarık. Hem çalışırım, hem de gece yüksek lisans yaparım diye iş aramaya başladım. Fizik bölümünü yeni bitirdim, şimdide endüstri mühendisliğine başlayacağım.

Çok büyük, kurumsal ve kariyer planlarımı tamamen o şirkete göre yaptığım bir yere başvuru yaptım. Açık bir pozisyon sayılırdı, çünkü her aşamasında çalışabilirdim, ücrete önem vermiyordum. Amacım şirket içinde 1 yıl kalıp, her şeyi en detayına kadar öğrenip yüksek lisans bitince de yönetimsel pozisyonlara yönelmek, üretken biri olmaktı. 1 ay sonra çağırdılar. Toplam 25 kişiydik, önce İngilizce (baraj:80), sonra gereksiz bir teste tabi tutulduk. İkisini de geçtim 9 kişi ile birlikte ve gün verdiler mülakat için.

Deli gibi araştırmaya başladım şirketi, artık İK hakkında çok şey bildiğime bile emindim. Sonra mülakat nasıl olur, ne giymeli, ne yapmalı gibi yazıları okudum. Çok istediğim için bu işi, yatmadan her gece beynimde mülakata giriyordum. Kararlıydım; samimi olacak, ezberci olmayacak ve işi istediğimi anlatacaktım.

Mülakat günü İK’ya çok daha şık, sade ve bakımlı bir halde gittim. 30 dakika erken gelmiştim ve 30 dakika bekledim. Bilirsiniz o esnada abidik gubidik duvardaki yazılar, etraftaki bitkiler, her şey dikkatle incelenir. Santraldeki bayanın gömleği dışarıda, tamamen saçı başı dağınık, ağzında cak cak sakızla konuşuyordu. İnsan kaynaklarından sorumluyu kişiyi adıyla çağırdı ve bu durum samimiyet mi laubalilik mi anlamadım. Sonra insan kaynakları sorumlusu geldi, aldı beni ve bir odaya götürdü. “Burada 5dakika bekleyin” dedi. 10 dakika bekledim. Camlı bir oda olduğu için milletin bana bakışını seziyordum. Sonra tekrar gelip “Bu oda vs için lazımmış şu odaya geçelim” dedi. Neyse o odaya geçtik ve “Bekleyin, geliyorum” dedi. Sonunda mülakat başladı ama ben ne haldeyim haberi yok ve oturduğumuz yerde inanın çok rahatsız edici idi.

Mezun olduğum bölüm başvurumdan çok alakasız olduğu için neden başvurduğumu, ne beklediğimi, ne yapabileceğimi anlatıyordum. Ben anlatırken, o takılmış gibi “hı hı hı hı” deyip arada da sözümü kesip alakasız bir şey soruyordu. Sistem ezbercileri her yerde malum. Bir de, ben bir şey anlatırken not tutuyordu. Olumsuz olduğunu bildiğim halde doğru olan şeyi söylemeyi tercih ederim. Ben ne zaman olumsuz bir şey söylesem hep yazıyordu ve bu benim dikkatimi dağıtıyordu. Bazı mükemmel sonuçları olan Ve bana şu soruları sordu:

-En yakın arkadaşın kim?

-Seni nasıl tanımlar?

-Neden bu departman?

Açıkçası çok gereksiz sorulardı, aslında zaten mülakat sırasında ben ona ihtiyacı olan tüm bilgileri verdim. Ama pek de ilgi alanı değildi benim geleceğim, kariyerim…

Herhalde gördüğü 3-5 tane derste ezberlediği soruları soruyor ve ben onu yönlendirdiğimde yanlış mülakat olduğunu sanıyordu. İngilizce mülakata devam edelim dediğinde çok iyi bildiğim İngilizce karşısında o kadar absürd sorular sordu ki, şok olup (ne alaka diye düşündüğüm) cevap veremediğim an, o, İngilizce konuşamadığımı sandı. Ben de artık “Aman yaaa” olmuştum zaten. Bir ay sonra maille de haklı olduğumu belirten bir mail aldım. Oradaki bir kişi yüzünden olan olmuştu.

Not: Aynı şirket benim bir tanıdığımı (hiç tecrübesi yok) işe hiçbir sınava tabi tutmadan almış, 2 ay sonra onu terfi ettirmiş, 5 ay sonra hiç İngilizce bilmediğini anlamış ve onu hemen bir kursa yazdırmıştır kendi hatamız diyerek. Şaka gibi!.. Oldukça da iyi bir ücretle çalışmaktadır.

Author:
Kariyer
Time:
Perşembe, Ağustos 14th, 2008 at 20:33
Category:
is gorusmesi, kariyer
Comments:
You can leave a response, or trackback from your own site.
RSS:
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.
Navigation:

Cevap Yaz